Er Mektubu Görülmüştür

Ataol Behramoğlu

Ataol Behramoğlu

14 Eylül 2013
Cumhuriyet

“Ayva Ağacının Altında Buluşmak”

Bir zamanlar benim de yattığım Maltepe Cezaevi’nden, Dz. Kd. Başçavuşlar Cafer Uyar, Canatan Turgut ve Dz. Başçavuş Tuncay Küçük imzalı çok duygulandırıcı bir mektup aldım.

İçinden el emeği ürünü dört kitap ayracının çıktığı mektuptan birkaç satırı birlikte okuyalım:

“Sizlerin bir dönemin mağduru olarak kaldığı zorunlu ikametgâhınızda, maalesef içinden geçtiğimiz hukuksuz bu süreçte şimdi bizler misafiriz... Cezaevinin dört yanı dikenli tellerle çevrili bahçesine sizin tarafınızdan dikildiği söylenen ayva ağacının gölgesinde bizler bir yıldır, komutanlarımız ise iki yıldır esaret dolu günler yaşıyoruz.”

Bu ayva ağacı “efsane”sinden sevgili Yılmaz Özdil Hürriyet’teki çok güzel yazısında söz etmişti...

Ayraçların ikisine, bu ağacın yapraklarından ikişer tane yerleştirilmiş... Dünkünden bile daha beter bugünkü hukuksuz dönemin mağdurları, beni dertleşmek ve sohbet etmek için bu ayva ağacının altında buluşmaya davet ediyor...

Elbette... Ama dilerim özgür günlerde buluşmamız daha fazla gecikmesin...



Tutuklu doktor, Kurmay Albay Sayın Ali Yasin Türker’in annesi Sayın Kadriye Türker’den aldığım mektubu, kendisine saygı ve teşekkürlerimle; “demokrasi paketi”nin mimarları, alkışlayıcıları ve Genelkurmay’ca da okunması dileği ile aynen yayınlıyorum.



16.9.2013
Pazartesi

Merhaba Ataol Bey,

Selam ve saygılar sunarım. Nasılsınız, iyi misiniz? İyi ve sağlıklı olmanızı Cenabı Hak’tan dilerim. O güzel kaleminiz nice uzun yıllar insanlık adına güzel şeyler yazsın. Ben 66 yaşında, ilkokul mezunu bir anneyim. Maltepe’de tutuklu doktor Kurmay Albay Ali Yasin Türker’in annesiyim. Ben cumartesi yazınızı okuyunca çok duygulandım, size bir mektup yazmak istedim. Sizin dikmiş olduğunuz ayva fidanının altında şimdi benim fidanım oturuyor. Geçen cumartesi Yasin’in açık görüşü vardı. Çocukları Ege ve Elif birer ayva koparmışlar, fakat erken olmasına rağmen çok güzel sulanmış, bana da nasip oldu. Biz insanların kaderinin tecellisi hiç beli olmuyor Sayın Ataol Bey; ben 16 yaşıma kadar köyde yaşamış bir köy çocuğuyum, ancak Osman Bey’le evlenince Ankara’yla tanıştım. Rabbim bize üç evlat verdi, dört tane de torunumuz var. Benim beyim çocuklarımın rızkını tırnaklarıyla kazıyarak kazandı. 20 sene seyyar satıcılık yaptı, 20 sene de taksi işletti. Tek arzumuz Rabbimden muhannete muhtaç olmadan çocuklarımızı büyütüp okutabilmek. Bizim azmimiz, onların gayreti, kızım Ortadoğu iktisat okudu, Amerika’da mastır yaptı. Küçük oğlum Hacettepe İngilizce işletme okudu, yedi sene Maliye Bakanlığı’nda hesap uzmanı olarak çalıştı. Şimdi bir özel şirkette rızkını kazanıyor. Büyük oğlum asker olmayı seçti. Yasin Harp Okulu’na dereceyle (girdi), Harp Akademisi’ni dereceyle bitirdi, Amerika’da mastır yaptı, Boğaziçi Üniversitesi’nde endüstri mühendisi olarak doktora yaptı, üç tane yabancı dili var. Bu çocuk bu eğitimi memleketine daha iyi hizmet vermek için yaptı ama şimdi darbeye teşebbüsten 16 sene aldı. Bu nasıl adalet? Benim bir anne olarak çok canımı yakıyor. Benim oğlum 2003-2006 arası İspanya’da NATO’da görevliydi. Benim gelinim Sibel Hanım da deniz subayı, o da ücretsiz izin alıp eşinin yanına gitti. Orada dünya tatlısı Elif doğdu, ama biz hukuku yurtdışında olduğuna inandıramadık. Oğlum gündüz İspanya’da çalışmış, gece Türkiye’de darbe planı yapmış. Bu çocuğuma atılan çok çirkin bir suç. Rabbimin huzurunda bizlere ve çocuğuma yaşatılan bu acıyı Rabbimin adaletine havale ediyorum. 66 yaşında bir anne, 76 yaşında babası, sadece çocuğumuzun özgür olması için dua ediyoruz

Sayın Ataol Bey, oğlum tutuklanalı bugün tam iki sene oldu. İnsanlar 15-20 sene sonra hak istiyor. Soracağım, benim oğlum Yasin tutuklanmadan önce Gölcük Deniz Üssü Kurmay Başkanı’ydı, ancak 30 gün yaptı, 16 Eylül günü tutuklandı. Anladım ki hiçbir makam kalıcı değilmiş. Ben oğlumu orduya 14 yaşında verdim; birinci ailesi bendim, ikinci ailesi ordu oldu, ama ordu çocuklarımıza çok sessiz kaldı. Halktan da hiç destek görmedik, sadece sizin gibi duyarlı yazarlarımız bizlerin gören gözü, konuşan dili oldunuz. Sizlere, bir anne olarak çok teşekkür ederim. Ben ve eşim Cumhuriyet’in müdavimiyiz. Cumhuriyet yazarları hepsi bizim için çok değerli. Sizinle bir anne olarak dertlerimizi paylaşmak istedim, ancak bizleri sizler anlarsınız. Ömür boyu size ve ailenize sağlıklı günler diliyorum.

Kadriye Türker

Ataol Behramoğlu

Online Sipariş
Vermek İçin:

Er Mektubu Görülmüştür Facebook'ta
Er Mektubu Görülmüştür Twitter'da